Kullanıcı Adı
Parola
Beni Hatırla
 » Üye Olun
 » Şifremi Unuttum
 » Aktivasyon İşlemleri
» bilim (15)
» çevre (4)
» gazete (0)
» genel kültür (49)
» gezi - anı (43)
» hayat (360)
» hayvanlar (6)
» hikaye (28)
» internet (99)
» iş dünyası (3)
» kıl oluyorum (43)
» kişisel (103)
» kitap (5)
» mizah (41)
» müzik (19)
» okul (2)
» öykü (23)
» politika (74)
» radyo (1)
» röportaj (2)
» sevgi (177)
» sinema (18)
» siteden haberler (25)
» spor (16)
» tarih (0)
» tebrik ediyorum (11)
» televizyon (3)
» tiyatro (0)
» yetişkin (25)
» bol vitamin
» 1 milyon TL'ye kitaplar.
» Hikayeler
» vex
» deneysel
» disguast
» designers vault
» esadness
» plastic wings
» enberbats
» sunipeyk
» designeddisorder
» luna.ch
» e ?
» zoque.com
» donna scan
» atilla baybara
» graphart
» Üç Nokta Anlam Platformu
» bildirgec.org
» sanatsal
» soru cevap
» site analizi
» x-ist
» hafif.org
» meze.net
» çay ve kurabiye
» yaşam dersleri
» hede hödö ve obaaa



 RSS ve Blog Desteği 
 Hızlı Haber-Makale Oku 
 XML› 
Aldatacak Kadar Çok Sevmek...
“Aldatacak kadar çok sevmek mi?" diye diye bakma trene bakar gibi… Bir diyalogla anlatıyorum ne demek istediğimi…:

-Neden onu aldatıyorsun Şebnem?
-Korkuyorum.
-Neyden?
-Onu kaybetmekten!
-Öğrenirse kaybedeceksin zaten!
-Biliyorum.Ama bir gün hayatımdan gidecek. Yokluğundan korktuğum için başkalarıyla tatmin olmaya çalışıyorum.
-Bir psikolog yardımı alsan tatlım?
-Onun çözebileceği bir iş değil ki bu!
-Ama nereye kadar?
-En ufak bir tartışmada sırf ona bağırmayayım, ilişkimiz zedelenmesin diye susuyorum. Her şeyi içime atıyorum. Çantasında abuk bir şey bulsam ya da bir şeylerden şüphelensem yine susuyorum. Hiçbir şey soramıyorum bile! Sırf, sırf dırdırcı biri olmayayım, onun gözünden düşmeyeyim diye…
-Seni sevmiyor mu bu adam?
-Seviyor. Ama erkeklerin sevgi anlayışıyla kadınlarınki bir değil, biliyorsun işte…Kadın severse her şeyini feda ediyor, gözü kara dalıyor hayata. Erkekse bir yere kadar. Daha iyisini bulursa bırakır, ne olacak. Ya da sevgisi bitiverir hatun dırdırcı vs. diye…
-İyi de tatlım…Sen bu değilsin ki! Resmen rol yapmak bu…Hayır bu iş seni bu denli yıpratmasa ağzımı açmam ama…
-Yoruluyorum bu işten, hem de çok. Duygu, ben bu adama köpek gibi aşık oldum. Onun için ailemi yok saydım. Onunsa haberi bile yok bundan! Beraber yaşayalım dedi. Ailemin geleneğine göreneğine karşı, olmaz mı deseydim?
-Seviyorsa bunu anlardı…Nikah defterine bir imza…O kadar mı zor?
-Ne yani, evlen sonra,diyemezdim ki! Tamam. Seviyor, anlayışlı olurdu belki ama nereye kadar? Karşımdaki insanın düşüncelerini bile bile buna hayır deyip ilişkiyi sürdürmek benim haneme koca bir eksi yazılması demek! O kadar çok severken, o eksi ile ilişkiyi yürütemezdim Duygu!
-Peki ya diğerleri? Neden sürekli bir gün bitecek diyorsun?
-O ve arkadaşlarına göre ben harikayım! İlişkimiz harika! Özenilen çiftiz hep! Ama bazen bir şeylerin harika olması da bitiriyor ilişkiyi.
-Karamsarlık bu…
-Hayır değil. Keşke olsa! Her ilişki biter. Saygı kalırsa, ya da insanlık olarak sevgi kalırsa sürer evlilikler bile.
-Sizinki de böyle olur belki!
-Bu ben değilim ki…Rolümü ne kadar sürdürebilirim ki…Ayrıca Bora “saygı” diye hayatını adamaz kimseye.
-Bugün gidecek misin peki?
-Evet. Murat’la buluşacağız 2’de. Bana öğle yemeği hazırlayacakmış.
-Onun evine mi gidiyorsun?
-Evet. Bana deli gibi aşık hala, inanamıyorum ya… 2.,3. hatta 10. sırada da olsa hayatımda buna razı olacak kadar…Bora’yı, her şeyi biliyor zaten. 1-2 saat asıl Şebnem oluyorum onunlayken, bu da beni mutlu kılıyor işte.
-Bora öğrenirse?
-Murat güvenimi kaybetmemek için her şeyi yapar. Bora’da söyleyemez. Değil ki Bora Murat’ı tanıyor. Üniversiteden arkadaşım olduğunu biliyor. Ona gittiğimi duysa da sorun olmaz.
-Şeb…
-Keşke,keşke bunu yapabilecek güçte olsaydım Duygu. Onu aldatacak kadar çok seviyorum. Bunu anlayamaz hiç kimse…Sen bile…
-Haklısın belki de…
-Geç kalıyorum…İyi ki varsın.
-Daha sık görüşmeliyiz.
-Ararım seni…


-------
D.D.

üçüncüsokak | mesaj gönder | hikaye | 20-07-2004 | 258 | listeme ekle | puan ver


bu yazıya yapılan yorumlar:

Saçma:p Çok çok çok saçma!


" Yokluğundan korktuğum için başkalarıyla tatmin olmaya çalışıyorum. "


" elimden kaçar bu çocuk yedekte de olmalı bir tane"



"Ama erkeklerin sevgi anlayışıyla kadınlarınki bir değil, biliyorsun işte… Kadın severse her şeyini feda ediyor, gözü kara dalıyor hayata. Erkekse bir yere kadar. Daha iyisini bulursa bırakır, ne olacak. Ya da sevgisi bitiverir hatun dırdırcı vs. diye… "


"Erkekler aldatırlar genelde, ben de altarım işte! Onlar yapıyor, ben de yaparım "


Uzun süredir duymazdan geldiği ses, bu kez Şebnem'i kolay kolay rahat bırakacağa benzemez:

-profesyonel bir yalancısın sen, kendini kandırmakta üstüne yok! "çok sevmek" denen şey yok senin davranışlarında! Bırak bir başkasıyla birlikte olmayı insan gerçekten çok seviyorsa bilinçaltını yansıtan -kontrol edemediği- rüyalarında bile başkasını göremez. "çok sevmek" yok senin davranışlarında. iki yüzlülük adilik şerefzilik var. Maskeli korkaklık da cabası. "aldatacak kadar çok seviyorsan" otur zıkkımlan, on kutu zehir iç!


İlgimi çekecek kadar güzel yazdığına göre (ukâla!) teşekkürü bir borç biliriz(yapmacık).

Saygılar...



vatan | mesaj gönder | 21-07-2004
sağolasın güzel yorumun için. iyi analiz etmişsin karakterlerimi de karakterler ben değilim orasını kaçırmışsın bak... ki bu büyük bir hata sanırım.

hiyakedeki adam katil diye anlamı benim adam öldürmek istediğime çıkarmak düpedüz yaptığın şey... inandığımı söylemedim Şebnem'in düşüncelerine.

Kadınların bir şeylerin altında gizlediği savunma mekanızmasını yansıttım sadece. ama ikiyüzlü olduğu ve profesyonel yalancı olduğu konularında hemfikir değilim seninle. Şöyle ki : geçmişinde yaşadığı bazı darbeler onun bu şekilde davranmasına sebep oluyor. Yani kendi de yaptıklarının farkında ama "mutlu süren bir şeyin" olmayacağına olan kuvvetli inancı ve geçmişten kalan yaraları onu bu hale sokuyor.

hikayemin bir kısmını yazdım buraya. bu sekilde yorumlayabilmek de yani direk suclamak diyelim en kolayıdır karakter analizi safhasının.

erkekler aldatır ben de aldatırım zihniyeti kısmen doğru olabilir. geçmişindeki tecrübesi tüm erkekleri genellediğine de yorulabilir bu anlamda. ancak sevmediği konusunda yine yanılıyorsun diyorum...

insan severse başkasını görmez gözü doğru. ama başkasına bakarken onun hayaliyle de bir şeyleri pekala "becerebilir". hikayede böyl olduğunu savunmuyorum ancak bu bir "gerçek". insan başkasını severken aldatmaz diye bir şey yok. maskeli değil maskeSiz korkaklığını anlatıyorum ben burda kadının...

bir yaran varsa- erkeklerin böyle yaraları olacağına dair derin şüphelerim var- ve mantıklı olmaya çalışırken aşka yenik düşüyorsan, bile bile bir şeyleri yaşıyor ama yaşadıklarına inanmak dahi istemiyorsan ..... olmaz diye bir şey OLAMIYOR.

dilerim sana böyle "adi, ikiyüzlü ve profesyonel yalancı " biri rasgelmez.

Gelse de anlamazsın o ayrı mesele. Fazla dürüstlüktür zaten asıl yanlış olan... Ben de "benle alakası olmayan" ama "var olduğunu bildiğim" insanları hikayeme yansıtıyorum... İşine gelmiyorsa gerçeği göz ardı etmek doğru bildiklerinle yaşamaya devam et... Doğru olmasa da bunlar var ve yanlış olduğunu bile bile yazıyorum ben =)

Sevgiler ( gerçek ) , teşekkürü borç bilmiyorum direk "teşekkür ediyorum" ( gerçek) , kuyruğuna bastıysam da özür diliyorum ( gerçek )

hoşçakal

D.D.

üçüncüsokak | mesaj gönder | 21-07-2004
sağolasın güzel yorumun için. iyi analiz etmişsin karakterlerimi de karakterler ben değilim orasını kaçırmışsın bak... ki bu büyük bir hata sanırım.

hiyakedeki adam katil diye anlamı benim adam öldürmek istediğime çıkarmak düpedüz yaptığın şey... inandığımı söylemedim Şebnem'in düşüncelerine.

Kadınların bir şeylerin altında gizlediği savunma mekanızmasını yansıttım sadece. ama ikiyüzlü olduğu ve profesyonel yalancı olduğu konularında hemfikir değilim seninle. Şöyle ki : geçmişinde yaşadığı bazı darbeler onun bu şekilde davranmasına sebep oluyor. Yani kendi de yaptıklarının farkında ama "mutlu süren bir şeyin" olmayacağına olan kuvvetli inancı ve geçmişten kalan yaraları onu bu hale sokuyor.

hikayemin bir kısmını yazdım buraya. bu sekilde yorumlayabilmek de yani direk suclamak diyelim en kolayıdır karakter analizi safhasının.

erkekler aldatır ben de aldatırım zihniyeti kısmen doğru olabilir. geçmişindeki tecrübesi tüm erkekleri genellediğine de yorulabilir bu anlamda. ancak sevmediği konusunda yine yanılıyorsun diyorum...

insan severse başkasını görmez gözü doğru. ama başkasına bakarken onun hayaliyle de bir şeyleri pekala "becerebilir". hikayede böyl olduğunu savunmuyorum ancak bu bir "gerçek". insan başkasını severken aldatmaz diye bir şey yok. maskeli değil maskeSiz korkaklığını anlatıyorum ben burda kadının...

bir yaran varsa- erkeklerin böyle yaraları olacağına dair derin şüphelerim var- ve mantıklı olmaya çalışırken aşka yenik düşüyorsan, bile bile bir şeyleri yaşıyor ama yaşadıklarına inanmak dahi istemiyorsan ..... olmaz diye bir şey OLAMIYOR.

dilerim sana böyle "adi, ikiyüzlü ve profesyonel yalancı " biri rasgelmez.

Gelse de anlamazsın o ayrı mesele. Fazla dürüstlüktür zaten asıl yanlış olan... Ben de "benle alakası olmayan" ama "var olduğunu bildiğim" insanları hikayeme yansıtıyorum... İşine gelmiyorsa gerçeği göz ardı etmek doğru bildiklerinle yaşamaya devam et... Doğru olmasa da bunlar var ve yanlış olduğunu bile bile yazıyorum ben =)

Sevgiler ( gerçek ) , teşekkürü borç bilmiyorum direk "teşekkür ediyorum" ( gerçek) , kuyruğuna bastıysam da özür diliyorum ( gerçek )

hoşçakal

D.D.

üçüncüsokak | mesaj gönder | 21-07-2004
Bu yazıya yorum ekleyin:

Yazılara yorum yapabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.

uyarı: yaziyorum.org üzerindeki tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir, kopyalanamaz.
bilgi ve iletişim için: